Merhaba, ben Emre Budak

1991 yılında Mersin’in Gülnar ilçesinde dünyaya geldim. Dünya ile tanışmak için bana göre en ideal bir yer olduğunu her zaman söylemişimdir. Evet, yörük çocuğuyum. Yörük olmanın getirdiği haklı gururun yanında memleketimi, vatanımı çokça seviyorum ve sık sık ziyaret ediyorum.

Ankara’da ilk ve ortaokulu tamamladıktan sonra lise öğrenimi için Kayseri’ye geldim. Aksiyonlu ve çok çalışmalı lise çağımda ilk para kazanma hazzını yaşayıp birçok insanla tanışma fırsatı buldum. Her ne kadar konuştuğum insanların %90’ı şehir dışında olsa da Kayseri’de güzel tecrübeler edindim.

Çok fazla kimseyle konuşmayan, arkadaşları evini bile bilmeyen bir çocuktum. Asosyal değildim, sosyalliğim arkadaşlarıma fazla geliyordu desem yeridir. Bu sebeple de çok fazla arkadaş edinemedim. Kendimi dijital medyaya iten en önemli faktör sanırım arkadaş çevrem oldu.

Hacettepe Üniversitesi ile 2010 yılında tanıştım ve 2014 yılında mezun olup 1,5 sene kadar Üniversite’de Bilgi İşlem Daire Başkanlığında çalıştım. Bu süreçte sürekli proje üretiyor, siber güvenlik alanlarında çalışmalar yürütüyordum. Bazı üniversite, lise ve özel eğitim kurumlarında Siber Güvenlik üzerine seminerler verip insanlara Bilgi Güvenliği üzerine bir şeyler anlatmaya çalıştım. Sosyal medyanın da hızla büyümesi ile bazı uygulamalar geliştirip Dijital Medya üzerine çalışmalarımı yönlendirdim.

Kayseri’ye 2015’te geri döndüm ve bir Kamu Kurumunda göreve başladım. Bu süre zarfında freelance olarak danışmanlık hizmeti sunuyordum ve hala da devam ediyorum.

Birazda özel hayatımdan bahsedeyim.

2015 yılında ruh ikizim, her anımda yanımda olacak hayat arkadaşım ile tanıştım ve 2017 yılında evlendik. Tuğba hanım, buraya yazmayla bitiremeyeceğim güzellikleri bana veren, motivasyonumun her düşmesinde güzel fikir ve yorumları ile her zaman ileriye daha ileriye bakmamı sağlayan bir yapıya sahip. Evliliğimizi, adını Yaman koyduğumuz bir erkek evlatla daha da güzel hale getirdik. Bana bu kadar güzel bir aileyi nasip ederek beni bu dünyada ödüllendiren rabbime binlerce şükrediyorum.

Özel hayatımda farklı alanlarla da ilgilenmeye çalışıyorum. Yabancı dil öğrenmeye çalışıyorum mesela, e-spor mücadeleleri dışında spor yapmaya gayret ediyorum. E-spor demişken, profesyonel olarak e-spor müsabakalarına katılıyorum ve Counter Strike, Playerunknown’s Battlegrounds ( PUBG ) gibi oyunlarda takımımla birlikte mücadele ediyorum.

Çok aşırı kitap okuyamıyorum maalesef, bu sebeple de bazı konularda eksikliğim olduğunu fark ediyorum. Hay Allah, insanın kendini eksik hissetmesi kadar kötü bir durum yok aslında. Gün içerisindeki yoğunluğumuzdan fırsat bulamıyoruz bahanesine saklanmakla yetinelim bakalım biraz daha.

Gezmeyi çok seviyorum. Google amcaya göre bu zamana kadar 32 şehir gezmişim ama daha fazladır diye tahmin ediyorum. Memleketim Mersin’e gitmeyi çok seviyorum, size göre tabi ki bir tatil diyarı olmasa da ben memleketimin toroslara kurulmuş yaylasına gittiğimde dünyadaki tüm dertleri arkamda bırakmış gibi hissediyorum. İlle de memleket değil mi?